İllegal Ekonomi Okadar da İllegal Olmayabilir
Modern ekonomilerde her malın bir fiyatı ve talebi vardır. Talebin şiddetine göre fiyatlar değişir. İnsanlar neyi daha fazla arzularlarsa o ‘şey’ o oranda değerlenir ve fiyatı artar. Bu dünyanın kanunudur. Hyundai’nin BMW’den daha ucuz olmasının sebebi üretim maliyetleri değil, insanların bir BMW’ye sahip olma arzularının daha baskın olmasındandır. Ama hiçbir Allah’ın kulu birgün ortaya çıkıpta “Kardeşim BMW’nin fiyatını devlet belirlesin, bu ne pahalılık!” dememiştir.
Ama hemen her sene en az 10 kere, bazı insanlar ortaya çıkıp “Fener maçının biletleri karaborsaya düşmüş! Karaborsacılar milleti kazıklıyor!!” şeklinde yaygara koparırlar.
Evet, Fenerbahçe-Chelsea maçının biletleri hızla tükenmiştir ve bilet satıştayken çeşitli sebeplerden dolayı alma imkanı bulamayanlar için karaborsacılar bir umut olmuştur. Ama bizi bizden fazla düşünen medyamız karaborsacılara ‘kazıkçı’ muamelesi yapmaktadır. Halbuki ortada karaborsacıların kazığı falan yoktur. Olsa olsa, Fenerbahçe yönetimi, bilet fiyatlarını ‘yanlış’ belirlemiştir, yani istemeyerek ’damping’ yapmıştır ve talebi olan her mal gibi, onunda fiyatı düzeltilmektedir…
Ben ve benim gibi düşünen bazı arkadaşlar, karaborsacıların bu türden piyasa girip fiyatları yükseltmesine “Demekki o malın fiyatı o değilmiş ve karaborsacılar gerekli düzeltmeyi yapıyor” şeklinde bakarken, sol cenah ise aynı olaya “Hayır, kazıklıyorlar…kimin parası çok ise malı o alıyor, okadar parası olmayanlar ne yapacak?” şeklinde bakmaktadırlar.
Peki bu satıların yazarı neden bir karaborsasever? Çünkü inanılanın aksine, karaborsacılar çok önemli bir iş yapmaktadırlar. Zaman zaman, aynı spor müsabakalarında olduğu gibi ilaçlarda da karaborsa durumları olur. İşte asıl ozaman tüm anti-kapitalist’ler ‘leş kargaları’ edebiyatına başlar, karaborsacılara büyük kin duyar, devlete “ilaçta karaborsa yapan hainleri yakalayın!” çağrıları yaparlar..
Halbuki Karaborsacılar piyasaya çok ‘hayati’ bir sinyal göndermektedirler; Arz eksikliği. Yani piyasaya, talep edilen miktardan daha az malın üretildiğini sinyallerler. Karaborsacılar malın fiyatını ‘olması gereken’e çekince piyasa şunu farkeder: “Hmmm..Demekki biz bu ilaçtan az üretiyormuşuz, daha fazla üretmemiz lazım!”.
İşte bu ‘hayati’ sinyal; başta sermaye sahiplerine sektördeki karlılığı müjdeler. İlaç şirketleri, ilacın alternatiflerini arayan bilim adamları, vs..hepsi harekete geçer. Aski halde kös kös oturur bunlar.
Son olarak, karaborsaya ve oluşan ‘reel’ fiyatlara müdahale etmemeli, sabırla ekonominin daha sağlıklı bir yapıya kavuşmasını beklemeliyiz. Beklemeliyiz ki Keynes’e inat, uzun vadede hepimiz ölmeyelim, yaşayalım.